Kızılboğa Modeli Nedir?
18 Ekim 2026
Kızılboğa Modeli, kekemelik alanında 17 yılı aşkın klinik deneyim, 25.000 saati aşan klinik uygulama ve binlerce vakanın değerlendirilmesiyle oluşan mesleki birikim doğrultusunda geliştirilmiş, exposure temelli ve bütüncül bir programdır.
Bu birikim, bugüne kadar 55'ten fazla eğitim aracılığıyla meslektaşlarla paylaşılmıştır. Çocuk, ergen ve yetişkinlerle kekemelik alanında çalışan 1.350'den fazla dil ve konuşma terapisti bu eğitimlere katılmıştır. Ortalama 40 saat süren her eğitimde Kızılboğa Modeli'nin klinik yaklaşımı, değerlendirme süreçleri ve program uygulamaları aktarılmıştır.
Exposure, bireyin kaygı duyduğu veya kaçındığı iletişim durumlarına planlı ve sistematik biçimde yaklaşmasını ifade eder. Kızılboğa Modeli, bu yaklaşımı risk alma kapasitesinin artırılması, kaçınma davranışlarının azaltılması, tolerans geliştirilmesi ve ailenin program sürecine aktif katılımıyla bir araya getirir.
Program süreci A'dan Z'ye sistematik biçimde yapılandırılmıştır. Program başlamadan önce aile ve danışan şeffaf biçimde bilgilendirilir. Model etik değerlere bağlıdır ve uluslararası normlara dayanır.
Kızılboğa Modeli, ICF (International Classification of Functioning, Disability and Health – Uluslararası İşlevsellik, Yetersizlik ve Sağlık Sınıflandırması) çerçevesini esas alır. ICF yalnızca tıbbi tanıyı değil; bireyin aktivite ve katılımını, çevresel faktörleri ve kişisel faktörleri de kapsayan çok boyutlu bir değerlendirme sunar. Kızılboğa Modeli, kekemeliği bu kapsamlı çerçevede ele alır.
Kekemelik yalnızca akıcısızlıktan ibaret değildir. Kaygı, korku, utanç, olumsuz düşünceler ve kaçınma davranışları gibi duygusal ve bilişsel bileşenlerle birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir iletişim zorluğudur.
Kekeleme beklentisi, başkalarının tepkilerine ilişkin düşünceler ve olumsuz değerlendirilme korkusu, zamanla belirli kelimelerden, kişilerden veya ortamlardan kaçınmaya yol açabilir. Kaçınma kısa vadede kaygıyı azaltarak bir rahatlama sağlar. Ancak uzun vadede bireyin korktuğu durumlarla baş edebileceğini deneyimleme fırsatlarını sınırlar. Böylece kaygı ve kaçınma birbirini besleyen bir döngüye dönüşür.
Kızılboğa Modeli bu döngüyü değiştirmeyi hedefler. Programın temel amaçları, bireyin ve ailenin:
- Duygusal sağlamlığını artırmak,
- Risk alma ve tolere etme (RaTe) becerilerini geliştirmek,
- Hayata tam katılımını desteklemektir.
Model akıcılığı merkeze koymaz. Akıcılık, danışanın duygusal dayanıklılığı arttıkça doğal ve dolaylı bir sonuç olarak ortaya çıkar. Amaç, kaygının kaybolmasını beklemek değil; kaygı varken de iletişim kurulabileceğini öğrenmektir.
Temel İlkeler
1. Exposure: Korkulan iletişim durumlarına yaklaşmak
Bireyin kaçındığı kelimeler, kişiler, ortamlar ve konuşma durumları program sürecinde ele alınır. Exposure çalışmaları planlı ve kademelidir; bireyin hazır oluşuna göre adım adım ilerler. Birey bu durumlarda deneyim kazanır ve beklediği olumsuz sonuçlarla gerçekte yaşadıkları arasındaki farkı keşfeder.
2. Risk almayı artırmak, kaçınmayı azaltmak
Birey, zorlanabileceğini düşündüğü durumlara yaklaştıkça beklediği olumsuz sonuçların her zaman gerçekleşmediğini ve zorlayıcı deneyimlerle baş edebildiğini görür. Bu deneyimler risk alma kapasitesini artırır, kaçınma davranışlarını azaltır ve iletişim özgürlüğünü genişletir.
3. Tolere Etme Becersini geliştirme
Tolerans geliştirme, bireyin kekeleme olasılığına, konuşma sırasında ortaya çıkan zorlanmalara, belirsizliğe ve başkalarının tepkilerine karşı daha esnek bir tutum kazanmasını ifade eder. Amaç, bireyin her zaman rahat hissetmesi değil; kaygı veya zorlanma yaşadığında da iletişimini sürdürebilmesidir.
4. Ailenin aktif katılımı
Aile, yalnızca bilgilendirilen bir taraf değil, programın aktif bir bileşenidir. Ebeveynlerin kendi kaygıları, beklentileri ve çocuğun kekemeliğine yönelik tutumları ele alınır. Ailenin duygusal olarak hazır ve dayanıklı hâle gelmesi, çocuğun iletişimde risk almasını destekleyebilmesi için önemli bir basamaktır.
5. Klinikten günlük yaşama aktarım
Klinikte başlayan exposure çalışmaları, süreç ilerledikçe farklı kişileri, ortamları ve iletişim durumlarını kapsayacak şekilde günlük yaşama taşınır. Böylece bireyin programda edindiği deneyimleri okulda, işte, sosyal ortamlarda ve günlük yaşamın farklı alanlarında kullanabilmesi desteklenir.
Kimler İçin Uygundur?
Kızılboğa Modeli, 2 yaş ve üzerindeki bazen kekeleyerek konuşan her bireye uygulanabilir. Program; okul öncesi dönemdeki çocuklar, okul çağındaki çocuklar, ergenler ve yetişkinler için her yaş grubunun gelişimsel özelliklerine göre yeniden yapılandırılır.
Program Süreci Nasıl İlerler?
Sürecin beş temel bileşeni
- Kızılboğa Modeli'nde Değerlendirme
- Kızılboğa Modeli Aile Danışmanlık Seansı (KıMoDaS)
- Exposure temelli uygulamalar
- Kızılboğa Modeli Duygusal Sağlamlık Eğitimi
- Aile işbirliği ile ilerleyen takip süreci
Programa başlamadan önce Kızılboğa Modeli Aile Danışmanlık Seansı yapılır. Bu seansta programın amaçları, yöntemi, aşamaları ve ailenin üstleneceği rol şeffaf bir şekilde paylaşılır. Ardından danışanla, yani çocuk, ergen veya yetişkinle, süreç adım adım ve sistematik biçimde yürütülür.
Bu yapı en az 12 seanslık bir yol haritası sunar. Değerlendirmeden uzun dönem izleme kadar tüm aşamaları içeren yapılandırılmış süreç ise 30–35 seansa ulaşabilir. Seanslar 40–50 dakika sürer.
Süreç, OASES-TR, WASSP-TR ve UTBAS gibi bilimsel geçerliliği bulunan uluslararası ölçeklerle desteklenir ve izlenir.
Program türleri
- Yoğunlaştırılmış program: Bir haftalık yoğunlaştırılmış kekemelik programı ve ardından 6 ay ile 1 yıl arasında süren takip süreci.
- Haftalık program: Haftada bir veya iki seans şeklinde yürütülen program.
Türkiye'nin dört bir yanından aileler Mersin'e geliyor. Yoğunlaştırılmış kekemelik programı için bugüne kadar Türkiye'nin pek çok il ve ilçesinden aileler kurumumuza, Mersin'e gelmiştir. Başta Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Tekirdağ ve Eskişehir olmak üzere, Iğdır'dan Tunceli'ye, Mardin'den Yozgat'a, İç Anadolu'dan Karadeniz'e kadar Türkiye'nin her bölgesinden aileler, çocuklarının programı için yola çıkmıştır.
Modelin Güçlü Bileşeni: Exposure Eğitimi
Exposure eğitimi, Kızılboğa Modeli'nin temel yapı taşlarından biridir. İlk seansta aileye ve danışana aşağıdaki başlıklar bilimsel bir çerçevede anlatılır:
- Exposure'ın tanımı
- Hangi koşullarda uygulanacağı
- Danışanın verebileceği tepkiler
- Ailenin ve terapistin görevleri
Ebeveyn Eğitimi ve Duygusal Sağlamlığın Desteklenmesi
Kızılboğa Modeli’nde yalnızca çocukla değil, anne ve babayla da düzenli olarak çalışılır.
Ebeveynlerle şu konular ele alınır:
- Çocuğunuz zorlandığında ona nasıl yaklaşacağınız
- Çocuğunuzun sabretmeyi, isteklerini beklemeyi ve zorlandığında vazgeçmemeyi nasıl öğrenebileceği
- Çocuğunuzun cesaret ederek konuşmasını ve günlük hayata katılmasını nasıl destekleyebileceğiniz
- Kendi kaygılarınızı ve beklentilerinizi fark etmeniz, çocuğunuza daha rahat eşlik edebilmeniz
Amaç, size yalnızca bilgi vermek değil; öğrendiklerinizi evde, okulda ve günlük hayatta nasıl uygulayacağınızı birlikte planlamaktır. Program boyunca sizinle iş birliği içinde çalışılır.
Etik, Şeffaf ve Aileyle İşbirliği İçinde
Program süreci boyunca akıcılığı zorlayan, kekemeliği ötekileştiren veya akıcılığı yücelten etik dışı çalışmalar yapılmaz. Amaç, duygusal sağlamlığı güçlendirmektir.
Aile işbirliği, program başarısının temelidir. Ebeveynler tüm seanslara ve uygulamalara eşlik eder, süreci yerinde gözlemler.
Başarı Nasıl Değerlendirilir?
Kızılboğa Modeli'nde başarı yalnızca takılmaların azalmasıyla ölçülmez. Bireyin daha önce kaçındığı durumlara yaklaşabilmesi, risk alabilmesi, kaygı ve belirsizliğe tolerans geliştirmesi ve takılmalar olsa bile iletişimini sürdürebilmesi de değerlendirilir.
Çocuklarla yürütülen süreçte ailenin katılımı, ebeveyn tutumları ve kazanımların günlük yaşama aktarılması da dikkate alınır. Değerlendirme yalnızca konuşmanın nasıl duyulduğuna değil, bireyin iletişim olanaklarını ne ölçüde kullanabildiğine odaklanır.
Neden Kızılboğa Modeli?
- Aile görüşmesini ve danışmanlık seansını bilimsel ve yapılandırılmış bir çerçeveye oturtur.
- Terapiste net, adım adım ilerleyen bir yol haritası sunar.
- Akıcılığı zorlamadan bireyin öznel deneyimini ve içsel kapasitesini güçlendirir.
- Ebeveyn, çocuk ve terapist arasında gerçekçi hedefler oluşturur.
- Programın her aşamasını ölçülebilir, takip edilebilir ve standartlaştırılabilir hâle getirir.
Bugün Türkiye genelinde 1.350'den fazla dil ve konuşma terapisti Kızılboğa Modeli eğitimi almıştır.
Modelin Amacı
Kızılboğa Modeli'nin amacı, bireyin yaşamını konuşmasının ne kadar akıcı olduğuna bağlı olmaktan çıkarmak; iletişimde daha fazla özgürlük, katılım ve esneklik kazanmasını desteklemektir.
Kalıcı değişim, ailenin sürece duygusal olarak hazır ve dayanıklı hâle gelmesiyle başlar; çocuğun exposure deneyimleri aracılığıyla risk alma kapasitesini artırması, kaçınma davranışlarını azaltması ve zorlayıcı iletişim deneyimlerine tolerans geliştirmesiyle güçlenir.
Kızılboğa Akademi
Kızılboğa Modeli'nin eğitimleri ve süpervizyonları; Akademik Dil ve Konuşma Terapisti Veysel Kızılboğa (TU Dortmund, 2009) ve Uzm. Psk. Danışman Mahmut Kızılboğa tarafından yürütülmektedir. Akademi; etik, bilimsel ve güncel program anlayışını yaygınlaştırmayı ve uluslararası işbirlikleri geliştirmeyi hedefler.
Ön görüşme ve randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz. (541 212 6120 )